III.Gönüllü Eğitim Dayanışma Projesi 2009-2010 PDF Yazdır e-Posta

''KAPININ ZİLİ BENİM İÇİN ÇALIYOR''



AMAÇ: Otistik çocukların farklı kişilerle eğitimine destek olurken, belirli kişilerden eğitim almadaki engellerin kalkmasına yardımcı olmak, iletişim becerilerini desteklemek, genelleme yapabilmelerine olanak sağlamak, daha sosyal olabilmelerini amaçlamakla, aileye moral destek ve otizmin etkilediği diğer kişilerin yaşantılarına ortak olmak; Katılımı sağlanan gönüllünün gelecekteki mesleki yaşamına otizmi tanıyarak başlaması ve farkındalığı arttırmaktır.

PROJE TANIMI: Gönüllüsü olduğu çocuğun eğitimine ve gelişimine katkı sağlamak amacı ile evlerine yapılan ziyaretlerdir. Sahip olduğunuz bilgi, beceri ve deneyimler ile her türlü eğitim, oyun ve etkinliklerden oluşan; yaratıcılığınızla katkı sağlayabileceğiniz faaliyetlerdir.

KOŞULLAR: Derneğin düzenleyeceği Otizm eğitim semineri ile ziyaretlerden sonra deneyimlerin paylaşılacağı toplantılara katılmak (iki toplantı yapılacaktır), İki kişiden oluşan gönüllülerin haftada 1 gün 2 saat den az olmamak üzere proje süresi olan bir eğitim yılı içerisinde en az 20 ziyarette bulunmak (Aileden kaynaklanan ziyaret ertelemeleri süreden sayılacaktır) 1.sınıf öğrencileri kabul edilememektedir.

Sömestr, sınav dönemleri ve resmi tatillerde öğrenciler katılımda bulunmak zorunda değildir.

Başvurular e-mail yoluyla yapılacaktır. Son başvuru tarihi: 15 Ekim 2009’dir.

EKSİK BİLGİ İLE YAPILAN BAŞVURULAR KESİNLİKLE DEĞERLENDİRMEYE ALINMAYACAKTIR.
ANOBDER Yön.Kur.Bşk./Proje Sorumlusu Güzide TEKEŞ

III.GED PROJESİNE KATILMAK İSTEYEN AİLELER YAZININ ÜSTÜNÜ TIKLAYARAK İLGİLİ FORMU DOLDURUP Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ADRESİNE YOLLAYINIZ.
Formu indiriniz.

III.GED PROJESİ KAYITLARI DOLMUŞTUR

18 Ekim 2009 Gönüllü Eğitim Semineri

III.Gönüllü Eğitim Dayanışma Projesi eğitim semineri Hacettepe Üniversitesi,Gazi Üniversitesi,Ankara Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesinden 105 katılımcı ile Büyükşehir Belediyesi Basın Merkezinde gerçekleştirildi.
Seminere değerli bilgileri ile katılan hocalarımıza ve gönüllülerimize teşekkür ederiz.



ANOBDER Yönetim Kurulu Başkanı Güzide TEKEŞ-Proje tanıtımı




Psikolog Dr.Sait ULUÇ -Otizm anlatımı(genel),Tanılama ölçütleri



Psikolog Sema BÜYÜKKARAKAYA -Eğitim yaklaşımları




Özel Eğitim Uzmanı Hacı Şahin -İlişki başlatma,Davranış sorunlarına çözüm




GÖNÜLLÜLERİMİZ


Ev Ziyaretleri Başladı



Aslında bu projeye girmeye karar verdiğimden beri içimde bir heyecan sürmekte. Çünkü bilmediğim birçok şey (otizm hakkında) var, öğreneceğim her yeni şey benim için heyecan verici. Projeye girdiğimden bu yana çok zaman geçmiş olmasa da hayatımda bazı şeylerin değiştiğini gördüm, özellikle fikirlerimde, bunu gördükçe de çok şeyin değişeceğini hissediyorum.

Eşleme yapıldıktan sonra heyecan artışı başladı bende. Eşleştiğim arkadaşım Gizem'di onu tanıyordum ancak farklı olanımızı, kardeşimizi tanımıyordum. Onunla tanışmayı sabırsızlıkla beklerken merak da ediyordum. Kafamda sorular uçuşuyordu acaba nasıl bir çocuktu kız mıydı erkek miydi? Gidip tanışmadan önce adını bile bilmiyordum. İlk ziyarete gideceğimiz gün Gizem'le çok heyecanlıydık. Ondan bazı bilgiler öğrendim. Kardeşimiz 14 yaşında bir kız çocuğu imiş. Kız olmasına çok şaşırmıştım çünkü otizm tanısı konulan kız çocuğu sayısı çok az sayılırdı ve benim bir kız kardeşim daha olacaktı, mutlu olmuştum. Gizem'le hem yol alıp hem de fikirler yürütüyorduk. Bizim kardeşimiz Güzide Hanımın kızı olabilir mi acaba?

Tüm bunlardan sonra zile basmak için aradığımız evi bulduk ve soy isim Tekeş. Gerçekten de düşündüğümüz gibi oldu. Güzide Hanım ve onun şirin mi şirin kızı Damla kapıda bizi güler yüzle karşıladı. Damla'yı ilk kez yakından görüyordum daha önceden fotoğrafıyla tanışmıştım. Şunu söylemeliyim ki ilk defa bir otistik çocukla böyle yakın olmuştum. Onu ilk gözlemlerimle tanımaya çalışıyordum. Isınmıştım O'na.

Zamanın nasıl geçtiğini anlamadan ilk ziyareti bitiriyorduk Damla'yla. Evden ayrılırken garip duygular içine girmiştim. Ayrılık... Sanırım zaman içinde birbirimize çok alışacağız. Ve ayrılıklar daha zor olacak. Gerçekten bunu düşündüm tedirgin oldum biraz. Ama yine de mutluydum Ankara'da bir kız kardeşim vardı artık.

Ziyarete gitmeden önce otizm benim en çok ilgimi çeken yönüyle “farklı olmaktı’’. Damla'da bunu görüyor gibi oldum. Bunu zamanla daha iyi anlamayı ümit ediyorum...

İlk günün değerlendirmesini yaparken "kaygı mı yoksa rahatlık mı?" Aslında ikisi de vardı. Kiminle eğitimin süreceği, nasıl bir ortamda olacağımın belirsizliği ortadan kalkmıştı. Bu yüzden kendimi rahat hissediyordum. Ancak kaygılar da oluşmaya başladı. O'nun için neler yapmam gerekiyor? Ne şekilde davranırsam daha rahat olur ya da oluruz? Neler yaparsam O'nun için daha faydalı olurum gibi soruların cevaplarını bulmam konusunda kaygı yaşadığımı söyleyebilirim.

Nihal Arslan

Nihal ve Damla

Çok konuşkan, herkesle çabucak kaynaşabilen bir insan olmama rağmen, o an hangi kelimeleri seçeceğimi bilemedim. Yanlış bir şey yapmaktan söylemekten ürktüm belki de. Sonra Süheyla Hanim devreye girdi ve “Mert bak, Emine ve Hande Abla, pazartesi günleri bundan sonra seni ziyarete gelecekler” dedi. Hemen bunu fırsat bilip: “Evet Mert, seninle birlikte olmak için, bundan sonra pazartesi günleri, sabahları, geleceğiz” dedim. “İster misin?” dedim. O da bana İsterim dedi. Süheyla hanım: “Hadi Mert, ablalara ilerde ne olmak istediğini söyle” dedi. Sonra “Neler yapmaktan hoşlandığını söyle” dedi. Derken nasıl olduğunu dahi anlamadım ama rahatlamıştım. Üzerimdeki ilk tedirginlikten hiç eser kalmadı. Normal Emine halime döndüm. Oh be dünya varmışJ Mert konuştukça ben de soracak anlatacak bir şeyler buluyordum.

Zaman çabucak geçti ve gitme vakti yaklaştı. Ama haftaya geldiğimizde ne yapacağımızı belirlemeden çıkmadık tabi ki. Bir kâğıda plan yaptık. Herkes haftaya ne yapacağını yazdı. Mert okuma yazma biliyor. O da yazdı.

Plandan sonra Mert’e bizi yolcu etmesi gerektiğini söyledim. Hoşçakal dedim ve ayrıldık. Yolda yürürken kendimi mutlu ve huzurlu hissettim. İşe yaradığımı hissettim. Haftaya neler yapabileceğimizi kafamda oluşturmakla meşguldüm. Ben cevabımı bulmuştum: Cesur olmak ve harekete geçmek lazım.

Emine Erden



Mert ve Emine                               Mert ve Hande

Eskiden otizm hakkında bir araştırma yapmazdık fakat şimdi ilgimizi çekiyor araştırmalar yapıyoruz. Ne gibi etkinlikler yaparsak çocuğumuza faydalı olabilir izi düşünüyoruz ve çevremizden yardım almaya çalışıyoruz bu bizi biraz daha heyecanlandırıyor. Az önce ilgilendiğimiz çocuğun(Gülce) yanından geldik. O kadar çok şeye vakit harcıyoruz ki hem de boş vakit böyle bir etkinliğe zaman ayırmak bizi işe yaradığımız konusunda cesaretlendirdi.

Arzu Kalıncı

Öğrencimin evine gitmeden önce otistik çocukların asla iletişim kurmayan, hiç konuşmayan, sürekli hırçın olan çocuklar olduğunu sanıyordum. Bu yüzden çok heyecanlıydım. Ama gittiğim zaman tamamen yanıldığımı gördüm.

Çünkü gittiğimiz çocuk kapıda karşıladı bizi. Hatta ilk günden adımı öğrendi. Bu beni çok mutlu etti. Zaten ona bir şeyler öğretmek anlatılan kadar zor değilmiş. Şimdi gelecek haftayı iple çekiyorum. Ona öğrettiğim bir kelime vardı. Hatırlayıp hatırlamadığını çok merak ediyorum.

Ayşe Seçen

Emirle karşılaştığımızda gülmeye başladı ve mutlu gibiydi buda beni çok mutlu etti ailede sıcakkanlıydı baştaki kaygılarımın çoğunu atlattım. Çok güzel vakit geçirdik saçlarım tutam tutam Emir’in elinde kalsada. Emir’in sevdiği oyunları oynadık biraz ve aileden Emir hakkında bilgi aldık dönerken de kendimi çok iyi hissettiğimi fark ettim onunla bir şeyler paylaşmak çok güzeldi. Ayrıca bir etkinlik planlayıp gitmenin daha verimli olabileceğini düşünüyorum ne yapabilirim pek bilemesem de deneyeceğim.

Fulya Tatar

Ziyarete gitmeden önce biraz tedirgindim açıkçası. Çünkü daha önce otistik bir çocukla karşılaşmamıştım. Nasıl bir çocuk özellikleri nedir beni nasıl karşılayacak gibi birçok soruyla karışık heyecan da vardı. Ama kapıyı bana açtığı anda yüzündeki o masumiyeti gördüm gerçekten çok güzel bakıyordu. Tedirginliğim yerini yavaş yavaş onunla bir şeyler yapabilecek olmanın mutluluğuna bıraktı. Daha önce aldığımız eğitimin de çok faydalı olduğunu düşünüyorum otizm hakkında fikir sahibi olmak birazcık da olsa onlara nasıl davranılması gerektiğini bilmek kaygımızı biraz da olsa azalttı. Her şey yolunda gidiyor. Ziyaretim onu birazcık bile mutlu ettiyse amaca ulaşılmıştır.

Gizem Yılmaz

Ben Onur Yıldız'ın yanına gittim.Giderken hiçbir fikrim korkum heyecanım yoktu tamamen nötrdüm anlayacağınız;fakat ilk gördüğüm anda o kadar çok ısındım ki ona.Başka olduğu o kadar çok belli ki.Evet bizden farklı ama bizim gibi olan herhangi birinden çok sıcak, özgür ve samimi..Aynı zamanda annesi ve babası o kadar anlayışlı insanlar ki...Onur'un bu kadar iyi bir seviyede olmasının sebebinin ailesi olduğunu söylemek o kadar da zor değil.Onur'la iletişim kurmak çok güzeldi.Onda keşfedilecek çok şey var ve ben bunu keşfetmek için imkanım oldukça onun yanında olmaya çalışacağım.

Otizmi ilk duyduğumda benim için bir hastalığı çağrıştırıyordu, Onur'u gördükten sonra otizm artık benim hayatımın parçası olan bir insanla karşılaşma sebebim...

Rümeysa Engin

Ben her ne kadar yazın yaptığım stajda otistik çocukları gözlemlemiş olsam da, onlar hep 3-4 yaş grubundandı, yaşça daha büyük çocuklarla hiç iletişime geçmemiştim. Evren'le ilk karşılaştığımda bu yüzden şaşkındım, verdiği tepkiler beni şaşırtıyordu, ancak o an fark ettim ki Evren benim için keşfedilecek yepyeni bir dünyaydı ve onun dünyasında yer alabilmek, ona yardımcı olabilmek beni çok mutlu edecekti.

Sedef Tulum

Giderken otizm sizin için neydi diye sormuştunuz. İtiraf ediyorum verdiğiniz seminerden önce ben otizmi zihinsel bir hastalık sanıyordum, sizin onlar da birey, farklı özellikleri var söylemlerinizden düşüncelerim değişmiş ama tam anlamıyla oturmamıştı. Eylül'ü, onun güzelliğini, akıllılığını gördükten sonra ise daha net anladım. Evet, onlar da herkes gibi, sadece özel ilgiye, eğitime, desteklenmeye ihtiyaçları var.

Özlem Öztürk

Yolda giderken anneyi çok merak ediyordum. Telefonda sesi çok tatlı geliyordu. İçimde hiç olumsuz düşünce yoktu. Tahmin ettiğim gibi anne bizi çok sıcak karşıladı. Bir abla gibi yaklaştı. Eve gidince Yiğitte bizi çok güzel karşıladı. O yüzden hemen hemen hiç zorluk çekmedik. Evde de çok iyi davrandılar. Evden ayrılırken bir daha geleceğim zamanı düşündüm. O günün gelmesini hemen isteyerek ayrıldım.

Mutluyum, iyi ki böyle güzel bir projeye katılmışım. Teşekkür ederim.

Esra Yıldırım




Yiğit ve Esra

Çalışma arkadaşım Cihan ve ben 23 Ekim Cuma günü Egemen ve ailesiyle tanışmaya gittik. Kardeşimizle ilgili aileden bilgi aldık. Birkaç görüşmeye Cuma akşamları Cihan'la beraber gittikten sonra, farklı günlerde gitmeye devam edeceğiz. Görüşmeye giderken biraz heyecanlıydım.Ama aileyle tanıştığımızda heyecanım geçti; iletişimimiz güzeldi..Cuma gününü iple çekiyorum.

Kübra Çakmak




Kübra ve Egemen

Bugün Ada ile 4. haftamızı tamamladık. İlk hafta Ada'nın yanın gideceğimiz gün gerçekten çok heyecanlıydım çünkü ilk defa otistik bir çocukla iletişim kuracaktım. Ada 15 yaşında bir ergen. Onunla ilk karşılaşmamda beklediğimden daha olumlu bir tepki aldım. Ada resim yapmayı çok sevdiği için ona kendimizi tanıttıktan sonra. beraber resim yaptık. Resim yaparken onunla sohbet etmeye çalıştık, kendimizden bahsettik ve sorular sorduk. Fakat o zaman Ada bize alışma sürecinde olduğu için konuşmalarımıza çok tepki vermedi, ve resim yapmaya devam etti. Daha sonraki haftalarda Ada bize alışmaya başladı, bizi gördüğünde hiç yabancılık hissetmiyordu konuşmalarımıza olumlu tepkiler veriyordu ve bizi gördüğünde mutlu oluyordu. Ailesi bir dahaki haftaya gelsinler mi diye sorduğunda büyük bir istek ve hevesle gelsinler diye yanıt veriyordu. Bu durum beni çok mutlu etti ve her hafta Ada'nın yanına daha büyük bir istekle gitmeye başladım. Onunla vakit geçirmekten, ona arkadaşlık etmekten çok zevk almaya başladım. Bugün de Ada ile 4. haftamızı tamamladık ve ilk haftaya göre ilişkilerimiz açısından büyük gelişmeler kaydettiğimizi farkettik. Eve ilk gittiğimizde kafamızda olan soru işaretlerini yok ettik. Şu an her şey yolunda gidiyor. Ada'yla vakit geçirmek ve onunla olmak bize mutluluk veriyor.

İpek ŞENKAL




Gizem,Ada,İpek






Hurigül,Doğuş,Burçin

Kızım Rümeysa Anobder vasıtası ile tanıştığımız ablaları Merve ve Özge ile harikalar yaratıyor. Asıl problemi olan otizm hastalığı  iletişim eksikliğinden kaynaklanan kızıma Merve ve Özge kızımızın çok faydaları oldu. Onlarla ilk zamanlarda uzaktan ilgilendi şimdi onların geleceği anı iple çekiyor Anobderin daha sonraki yıllarda düzenleyeceği etkinliklere her zaman katılmak istiyorum tüm yetkililere sonsuz teşekkürler.

Cemali GÜLDEMİR

Yenikent / ANKARA

16 Mayıs 2010 Katılım Belgesi Töreni ve Yemeği

III.GED projesi 16 mayıs 2010 günü yapılan katılım belgesi töreni ve yemeği ile sona erdi.Bir öğretim dönemi boyunca çocuklarımızın evlerine ziyarette bulunarak,kapnın zilini onlar için çalan gönüllülerimize ANOBDER yönetimi olarak teşekkür ederiz.



 

www.anobder.org.tr
Anobder - Ankara Otistik Bireyler Derneği